Duyurular

Ufukder Tanışma Modülümüz Sisteme girmiştir. Tanışma modülümüz sayfamızın en alt kısmındadır.  *********************  Ufukder Derneği'mize üyelik için üyelik formunu WEB sitemizden indirip doldurduktan sonra imzalayarak Dernek yönetimine teslim edebilirsiniz. Ayrıca bilgisayar girişi için,  imza olmaksızın dernek üyelik formunun bir kopyasını irfan_ozturk73@hotmail.com e-mail adresine  göndermenizi rica ederiz. ********************* Sitemizin hiç bir bölümü üyelik gerektirmemektedir. Üye olmaksızın tüm içerikten faydalanabilirsiniz. Web sitelerine reyting için (reklam) linki bırakan elektronik bot üyeliklerinin sitemize zarar vermesi nedeniyle üyelikler silinmektedir.

Facebook Sayfamız

Giriş Formu

Kardeş Siteler

 

 

 

 

 

 

 

Tefsir Dersleri

Vahyin Penceresi

Esma_ül Hüsna Dersleri

Soğuk, nemli, rüzgârlı bir Karadeniz sabahında

İçimde büyüttüğüm hüzünlerim var ebediyete dair.

Hüzünsüz bir yürekten nasıl yeşerir umut tohumları yarınlara dair ?

Sert ve soğuk şu Karadeniz sabahında

Hüzünlü bir yürek…

Kim bilir ne umutlara gebedir?

Hüzünsüz biri nasıl anlasın bunu?

Karadeniz'in soğuğu işlerken tenime

Hüznüm bir dikiş daha atar…

Yüreğimin yırtık yerlerine

Hüzünlerim umut, umutlarım hüzün olmuş

Şu Sert ve soğuk Karadeniz sabahlarında

Devamını oku...

 

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma.. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolu tanıma.Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…"En doğru yol : en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.

Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma… Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan sözedenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de severler. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma : Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen geçenin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,

telörgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları , yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.

Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan, Nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin, edep aksesuarın , merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol : insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.

Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe özeleştiridir. Kendisini hesaba çeken, başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur.

Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabilir. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Birşey daha : Pusulayı sahte manyetik alanlardan, paraziter nesnelerden uzak tut; İbreyi saptırırlar da haberin olmayabilir.

Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, korkularının bilincin üzrindeki saptırıcı etkisini iyi hesap etmelisin. O'ndan başkasından korkarsan , korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle bilmelisin.

Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkularının tuzağıdır; Yani, kendi benliğinin sana kazdığı tuzak.

Hayırlı yolculuklar dostum.

Mustafa İSLAMOĞLU

 

Çöle yağmur düşmüyorsa
Bulut utansın

Bahar gelmiş de çiçekler açmıyorsa
Tomurcuklar utansın

Bar vermeden bozuluyorsa… Bağlar;
Bahçıvanlar utansın

Bülbül şakır, şakır öterken kokusunu saçmıyorsa Güller utansın

Gönül kapını açtınsa şayet sevdaya
Gelmeyen Leylalar utansın

Şirine kavuşmak için yardınsa dağı
Hala Akmıyorsa sular utansın…

Yardım için bekleyen rabbin varken…
Duaya kalkmayan Ellerin utansın

Tayfun Bozkurt

 

Kimler Sitede

Şu anda 58 konuk çevrimiçi

Namaz Vakitleri

Devlet :
Sehir :

Ziyaretçi Sayacı

Bugün....2
Dün.........27
Hafta........2
Ay............311
Tümü........73150

Faydalı Linkler

 

 

 

 

 

 

Fotoğraf Albümü

İndirmeler

Anket

Ufukder Kur'an halkalarını nereden öğrendiniz?