Duyurular

*********************  Ufukder Derneği'mize üyelik için üyelik formunu WEB sitemizden indirip doldurduktan sonra imzalayarak Dernek yönetimine teslim edebilirsiniz. Ayrıca bilgisayar girişi için,  imza olmaksızın dernek üyelik formunun bir kopyasını irfan_ozturk73@hotmail.com e-mail adresine  göndermenizi rica ederiz. ********************* Sitemizin hiç bir bölümü üyelik gerektirmemektedir. Üye olmaksızın tüm içerikten faydalanabilirsiniz. Web sitelerine reyting için (reklam) linki bırakan elektronik bot üyeliklerinin sitemize zarar vermesi nedeniyle üyelikler silinmektedir.

Facebook Sayfamız

Giriş Formu

Kardeş Siteler

 

 

 

 

 

 

 

Tefsir Dersleri

Vahyin Penceresi

Esma_ül Hüsna Dersleri

Bir profesör konferans vermek için gittiği salonda bir kişiyi görünce büyük hayal kırıklığı yaşamış. Salonu terk etmek üzereyken, "Bu adam beni sayıp gelmiş. Ona da sorayım, kararımı öyle vereyim" diye düşünmüş.
— Geniş bir duyuru yapmamıza... Rağmen konferansa sadece sen gelmişsin. Konuşayım mı, yoksa gidelim mi? diye sormuş.

Adam cevap vermiş: "Beyefendi, ben at bakıcısıyım. Bu işlerden pek anlamam. Ancak, ben ahıra girdiğimde, 10 atımdan 9'u kaçtıysa kalan birinin yemini vermemezlik etmem."
Cevap profesörün çok hoşuna gitmiş. Başlamış konferansa. Saatler geçmiş. At bakıcısı çok bunalmış. Ayıp olur diye salondan da çıkamamış. Sonuna kadar beklemek zorunda kalmış. Nihayet konuşmasını bitiren profesör tekrar sormuş:
- Nasıl konuşmamı beğendin mi?
- Çok iyiydi... Malum, ben at bakıcısıyım. Fakat ahırdan dokuz at kaçtı diye, bütün yemi kalan birine de vermem."

Kıssadan alınacak hisse çok. İyisi mi yorumu herkesin takdirine bırakalım

 

 

                     Ola ki birinin günahına şahit olmuşsunuz (hem de bin bir hafiyelik yaparak) ve konuşur durusunuz her yerde onun günahını hem de onun kötü olması günahkâr olması sanki sizin iyiliğinizmiş gibi, bir aşkla, bir hevesle, bir iştiyakla, anlatır durursunuz..

                    Oysaki unuttuğunuz bir şey var siz onun günahına şahit oldunuz ama siz onun tövbesine şahit olmadınız.

                     Siz onun kirlenmesine şahit oldunuz ama siz onun temizlenmesine şahit olmadınız.

                   —Ya o tövbe etmiş ve Allah da tövbesini kabul etmişse

                  —Ya o defteri kapamış ve Allah da ona yeni bir defter açmışsa

                  — Ya o temizlenmiş ve Allah da temizlenmesini beğenmişse ne olacak

 

                      Günahlarına şahit olduğunuz insanların tövbelerinde şahit olamıyorsanız.              Tövbesine şahit olmak içinde gayret etmiyorsanız,

                      Ona bir gece kalkıp düzelmesi için bir dua bile yapmamışsanız

                       Beni onun tövbesine de şahit kıl ALLAHIM diye yalvarmamışsanız bir kere daha düşünün

…Ve unutmayın kim bilebilir bekli de o tövbe etmiş defteri kapamış hayatında yeni bir sayfa açmış olur da.

Siz hala bir ömür onun günahını konuşarak kendinize günah üretirisiniz.

 

 

Onun derdiyle kıvranıp yana, yana

Gürbüz doğumlarda ölen bir ana

Gelinlerin avucunda taze bir kına

Olmak istiyorum…


Söylerken ağlayan bir şair

Dinlenirken ağlatan bir şiir

Kitleleri harekete geçiren şuur

Olmak istiyorum…


Devamını oku...

 

Soğuk, nemli, rüzgârlı bir Karadeniz sabahında

İçimde büyüttüğüm hüzünlerim var ebediyete dair.

Hüzünsüz bir yürekten nasıl yeşerir umut tohumları yarınlara dair ?

Sert ve soğuk şu Karadeniz sabahında

Hüzünlü bir yürek…

Kim bilir ne umutlara gebedir?

Hüzünsüz biri nasıl anlasın bunu?

Karadeniz'in soğuğu işlerken tenime

Hüznüm bir dikiş daha atar…

Yüreğimin yırtık yerlerine

Hüzünlerim umut, umutlarım hüzün olmuş

Şu Sert ve soğuk Karadeniz sabahlarında

Devamını oku...

 

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma.. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolu tanıma.Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…"En doğru yol : en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.

Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma… Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan sözedenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de severler. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma : Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen geçenin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,

telörgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları , yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.

Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan, Nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin, edep aksesuarın , merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol : insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.

Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe özeleştiridir. Kendisini hesaba çeken, başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur.

Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabilir. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Birşey daha : Pusulayı sahte manyetik alanlardan, paraziter nesnelerden uzak tut; İbreyi saptırırlar da haberin olmayabilir.

Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, korkularının bilincin üzrindeki saptırıcı etkisini iyi hesap etmelisin. O'ndan başkasından korkarsan , korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle bilmelisin.

Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkularının tuzağıdır; Yani, kendi benliğinin sana kazdığı tuzak.

Hayırlı yolculuklar dostum.

Mustafa İSLAMOĞLU

 
Diğer Makaleler...

Kimler Sitede

Şu anda 4 konuk çevrimiçi

Namaz Vakitleri


Devlet :
Sehir :

Ziyaretçi Sayacı

Bugün....19
Dün.........50
Hafta........170
Ay............1209
Tümü........103971

Faydalı Linkler

 

 

 

 

 

 

Fotoğraf Albümü

İndirmeler

Anket

Ufukder Kur'an halkalarını nereden öğrendiniz?